22 Nisan 2013 Pazartesi

Saçı ısıtmadan,yıpratmadan,vakit harcamadan dalga elde etmek mümkün!Sadece Bir Çorap ile!

Merhaba!

Düz saç kullanmayı sevmeyen,kendime yakıştırmayan ben, önceleri saçlarımı sürekli sarar,bu şekilde dalga elde ederdim..

Röfle yaptırdığım için maşa kullanmayı tercih etmiyorum,saçları iyice yıpratıyor..

Ancak prenses geldiğinden beri ,kendime vakit ayıramaz oldum..Bunun için  "zaman almadan nasıl dalga elde ederim?" diye  araştırmaya başladım..

Pinterest'te karşılaştığım bu yöntem oldukça işe yarıyor.Benim gibi vakit almadan dalga elde etmenin arayışındaysanız bir deneyin derim :)


From aspottedpony.com
http://aspottedpony.com/for-moms/how-to-use-a-sock-to-get-beautiful-curly-hair-without-heat/1517/

Aşağıdaki resimde çorapla  yapılan dalgalar oldukça hoş gözüküyor değil mi?


Pinned Image


Yazıyı yazan kişi youtube'dan linklerde vermiş;

How to curl your hair with a sock! No heat


Kolay gelsin !




18 Nisan 2013 Perşembe

ağzı olan konuşursa...



Önceleri "çok soğuklar,samimiyet yok"diyerek eleştirdiğim yabancılara artık özenir oldum.

Özellikle son dönemde karşılaştığım insanlar sayesinde artık kimseyle iletişim kurmak istemiyorum..Ağıza sahip olmanın,konuşmak,yorum yapmak için bir hak verdiğini düşünen yurdum insanı bende iletişim için heves bırakmadı...

Biriyle karşılaştığım zaman konuşmayı hemen sonlandırıp kaçmak istiyorum.

"Ağzım var ise konuşabilirim" düşüncesine sahip olan yurdum insanı,beni gördüğü yerde yorum yapmaya başlar;
"Yine mi hamilesin?"
Kocaman göbeğimi görüpte "hamile misin"diye sorarak zeka düzeyini gösteren bu tatlı insanlar yorum yapmayı sürdürür..

"Araları çok yakın değil mi?"  ,"Ay çok yorulacaksınız"..

Böylelikle sağolsunlar,-benim hamileliğim,benim gebeliğim hakkında yorum yapma hakkını nereden aldığına bakmadan -benim düşünemediğim(!) şeyleri dile getirivermiş olurlar..

Çünkü yurdum insanı konuşurken kişilik hakları,özel yaşama saygı,mahremiyet gibi konulardan bi haberdir,haberi olsa bunların önemi yoktur çünkü onun AĞZI VARDIR ,KONUŞABİLİR...
Üstelik bu tip insan sayısı işyerinde,sosyal çevre de azımsanacak kadar az değildir..Hatta tersini düşünen ve tersi şekilde davranan insanları saysanız bir elin parmağını geçmez..

Özellikle duygularınızın hassaslaştığı ,hormonlarınızın farklılaştığı "hamilelik"gibi bir dönemde ,bir de bu kendini bilmezlere açıklama yaparken buluverirsiniz kendinizi...

Dışardan bakınca anlaşılıyorsa ya da siz paylaştıysanız ,o anda tebrik edilerek kapatılması gereken bir konu ,sizin ÖZELİNİZ,iş yerinde yemek sıralarında ya da markette alışveriş yaparken,okulda,konuşulan bir konu haline gelmiştir.Bundan sonra o gerginlikle ne o yemekten birşey anlarsınız ne de alışverişi eksiksiz tamamlayabilirsiniz..

Dolayısıyla;

Artık yabancıları seviyorum.Birbirlerinin hayatlarına değil,olaylara ,fikirlere odaklanan insanları seviyorum

"KÜÇÜK İNSANLAR KİŞİLERİ, NORMAL İNSANLAR OLAYLARI, BÜYÜK İNSANLAR FİKİRLERİ TARTIŞIRLAR."                                         Anonim


Lütfen;

Ağıza sahip olmamız bizim her konu da yorum yapabileceğimiz anlamına gelmez!İnsanların özel hayatlarına biraz saygı!Biraz daha haddimizi bilelim!



Ben artık bana böyle yaklaşanlara cevap vererek,hadlerini bildiriyorum.Bildiriyorum ki benden sonraki  hamilelere yorum yapıp,enazından onları germesinler!

Böyle özel bir dönemde bu tarz insanlara daha fazla hoşgörü gösteremeyeceğim.Nokta.


Resim alıntıdır



15 Nisan 2013 Pazartesi

(Benim için) arkadaş Olmak Çok Zor Dost Olmak İstersen O Başka!



"Bizi düzeltmek isteyene kollarımızı  açacak yerde,yumruklarımızı gösteriyoruz..Ama ben dostlarımın bana sert davranmasını istiyorum.Sen bir budalasın,saçmalıyordun desinler bana.Ben,dostlar  arasında açık,mertçe konuşulmasını isterim;dostların düşünceleri neyse sözleri  de o olmalı.Kulaklarımızı öyle sert ,öyle kaba birer kulak yapmalıyız ki,salon konuşmalarının yumuşak seslerini  duymaz olsunlar..Ben,biraraya gelen insanların setçe,erkekçe konuşmalarını isterim.Dostlar arasındaki bağlar sert,yırtıcı olmalı.Nasıl ki aşk da ısırmalar,kanatmalar ister!

Yaşadığımız dostluk yeri geldiğinde kavgacı olmadı mı,sağlam ve cömert de değildir..Nazlı,yapmacık bir hava,karşındakini kırma korkusu,gereksiz özen dostluğa rahat nefes aldırmaz.Sonunda  yaşadığımız havada asılı kalmış,yavan bir dostluk olur."

                                                                                Montaigne



Siyah ve beyaz'dan başka bir renk yok benim dünyamda..

"Gri ol "diyorsun ,üzgünüm olamam..

Sana kızdıysam söylemeden edemem,söylerim ki  ; hem ben içimi dökeyim,hem de yanlış anladığım birşey var ise sen beni düzelt,gerekirse "ben yanlış anlamışım ,özür dilerim"diyeyim..

Bu yüzden  kovulurmuş dokuz köyden doğruyu söyleyen..Benimde çok fazla köyde yaşayabildiğim  söylenemez..

Yine de aynı şeyi savundum,savunurum hep;

"Açık olalım,net olalım"

Seni kırıcam diye kafamda ? ile gezmek istemem.Zaten beni tanıyorsan seni kırmak istemeyeceğimi,gerçekten sorun olmasa paylaşmayacağımı bilirsin..

Yanlışsa yanlış,doğru ise doğrudur bana göre paylaşılması gereken..

Yapmacık olamadım hiç..

Sevmediğim ,takdir etmediğim hiçkimseyi "Merhaba Canım" diye karşılayamadım..

Başka çıkarlar için varlığına tahammül etmek zorunda bırakmadım kimse için kendimi..

Gri olamadım ne iş,ne özel yaşamımda..

Bu yüzden çok sayılıdır görüştüklerim...

Doğru mu  yaptın dersen o başka!

Montaigne'nin de dediği gibi ,dostluklar artık yavan..

Bu yüzden;


Arkadaşının olamam,gerçekten samimi olup,dost olmak istersen o başka!




Resim alıntıdır



9 Nisan 2013 Salı

Hangi Yakaya Hangi Kolye?



Herkese Merhaba;


Yağmurlu,soğuk bir gün de daha beraberiz :)

Pinterest çok sevdiğim bir site..Aklınıza gelen her konuda değişik fikirler,çözümlerle dolu..Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum,paylaşımları incelerken..

Yaka tipine göre kolye seçimi için hazırlanan bu tabloda ordan..

Ben bazen kolyemin elbiseme/bluzume uygun olduğu konusunda kararsız olabiliyorum..
Böyle durumlarda danışacağım bir tablo..

Hangi yakaya hangi kolye tipi kullanılırmış bakalım;



Kaynak :Pinterest.com/From imogenl.polyvore.com

3 Nisan 2013 Çarşamba

Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor




Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres:  The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.

Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.

Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.

Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.

Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.


Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan  “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…

Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

1 Nisan 2013 Pazartesi

2.Prensesimin Hastane Çıkış Seti



2.Prensesimin hastane çıkış setini nihayet alabildim..
Heryer de aynı desenler,benzer setler olduğu için farklı bir şey arıyordum
İdil Baby'de bulduğum bu set,sade ve şık..
Uzun zamandır herşeyi pembe aldığımız için tercihimizi  krem renginden yana kullandık..
Krem rengi,taşlı takımlarımız aşağıdaki gibi ,bakalım beğenecek misiniz?